Tenkis ve Mirasta Denkleştirme
Daha önceki makalelerimizde de bahsettiğimiz üzere miras bırakanın saklı paylı mirasçıları bulunmaktadır ve miras bırakanın saklı paylı mirasçılarının haklarını ihlal ettiği durumlarda mirasçılar yasal yollara başvurabilme hakkına sahip olabilmektedir. Saklı paylı mirasçıların paylarını geri kazanabilmeleri için açtıkları davaya tenkis davası denmektedir. Tenkis davaları genelde mirasta denkleştirmeyle karıştırılmaktadır. Mirasta denkleştirme kanuni mirasçılara yapılan belirli nitelikteki kazandırmaların tenkisten farklı olarak tasarruf oranını aşmasalar da terekeye iadesini sağlamaktadır.
Tenkis Davaları
Tenkis davası miras bırakanın ölümünden sonra açılabilmektedir. Tenkis davasını açabilecek kişiler saklı paylı mirasçılardır. Davayı saklı paylı mirasçıların tamamı tek başına açabilmektedir. Ancak bu durumda dava açmayan saklı paylı mirasçılar tenkisten yararlanamayacaktır.
Saklı paylı mirasçılar dışında istisnai bazı hallerde alacaklılar ve iflas eden mirasçı için iflas masası da tenkis davası açabilmektedir. Alacaklılar saklı paylı mirasçılar hakkında ellerinde aciz vesikası bulunması halinde tenkis davası açabilmektedirler. Saklı paylı mirasçının iflas etmiş olması halinde ancak iflas masası tenkis davası açma hakkına sahip olacaktır. Alacaklıların böyle bir durumda tenkis davası açma hakkı bulunmamaktadır.
Alacaklılar ve iflas masasının tenkis davası açabilmesi için saklı paylı mirasçıya makul bir süre vermesi gerekmektedir. Süre vermenin anlamsız olacağı kesin olarak ortadaysa doğrudan dava yoluna da gidilebilmektedir. Alacaklılar ancak kendi borçlarına karşılık olacak miktarda tenkis talep edebileceklerdir.
Tenkis davası hem yasal hem de atanmış mirasçılara karşı açılabilmektedir.
Tenkis TMK m. 570/1’e göre saklı pay tamamlanıncaya kadar, önce ölüme bağlı tasarruflardan; bu yetmezse, en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilmek üzere sağlararası kazandırmalardan yapılır. Kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan ölüme bağlı tasarruflar ve sağlararası kazandırmalar en son sırada tenkis edilmektedir.
Tenkis davasında hak düşürücü süre TMK m.571’de düzenlenmiştir.
“Madde 571- Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. Bir tasarrufun iptali bir öncekinin yürürlüğe girmesini sağlarsa, süreler iptal kararının kesinleşmesi tarihinde işlemeye başlar. Tenkis iddiası, def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.”
Mirasta Denkleştirme
Mirasta denkleştirme TMK’nın 669- 675. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Mirasta denkleştirme miras bırakanın ölmeden önce mirasçısına yaptığı karşılıksız kazandırmaların miras bırakanın ölümü sonrasında terekeye iade edilmesidir. Bu durum TMK m.669’da açıklanmıştır:
“Madde 669/1- Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler.”
“Madde 669/2- Mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak ve benzerleri gibi karşılık almaksızın altsoyuna yapmış olduğu kazandırmalar, aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça, denkleştirmeye tâbidir.”
İlgili maddenin 1. fıkrasına göre mirasta denkleştirmeyle birbirlerine karşı yükümlü olan kişiler sadece yasal mirasçılardır. Ayrıca karşılıklı veya bağış olarak yapılan kazandırmalar da denkleştirmeye tabi olmamaktadır. Kazandırmanın denkleştirmeye tabi olabilmesi için karşılıksız ve miras payına mahsuben yapılmış olması gereklidir. Denkleştirmeye tabi olan kazandırmalardan madde 669/2’de bahsedilmiştir ancak sınırlı olarak sayılmamış ve sayılan kazandırmalara benzeri kazandırmaların da denkleştirmeye tabi olduğu belirtilmiştir.
Madde 669/2’de görüldüğü üzere belirtilen kazandırmaların altsoy lehine yapılması durumunda miras bırakan aksini belirtmediyse altsoyun denkleştirme yükümlüsü olduğu karine olarak kabul edilir. Bu durumda denkleştirmeyle yükümlü olmadığını altsoy ispat etmelidir. Altsoy dışındaki mirasçıların altsoyun aksine miras bırakan tarafından aksi belirtilmedikçe denkleştirme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Mirasta denkleştirmenin amacı tenkisten farklı olarak miras bırakanın tasarruf oranını aşan kazandırmaların yasal sınıra indirilmesi değil, miras bırakanın kanuni mirasçılarından bazılarına yaptığı kazandırmaların terekeye geri iade edilmesidir.
TMK m.670 uyarınca mirasın açılmasından önce veya sonra çıkarılma, ret gibi sebeplerle mirasçılık sıfatını kaybetmiş ya da hiç kazanamamış olan kişi denkleştirme borçlusu olamaz. Denkleştirme yükümlülüğü mirasçılık sıfatını yitirmiş kişinin payını alan mirasçılara geçmektedir. Mirasçıların denkleştirme yükümünden kurtulan kişilere karşı miras bırakanın lehlerine yaptığı kazandırmalar için tenkis davası açma hakları vardır.
Tenkis davalarından farklı olarak denkleştirme talep etmemiş olan mirasçılar da kazandırmaların terekeye eklenmesi sonucunda denkleştirmeden yararlanmış olur.
Denkleştirmeye Tabi Kazandırmalar
TMK m.669 uyarınca kazandırmaların denkleştirmeye tabi olabilmesi için sağlararası ivazsız olması gerekmektedir. Ölüme bağlı kazandırmalar denkleştirmeye tabi tutulamayacaktır. İlgili madde uyarınca miras bırakanın altsoyuna yaptığı bazı kazandırmalar miras bırakan aksini belirtmediği sürece denkleştirmeye tabi tutulacaktır. Denkleştirmeye tabi bu kazandırmaların bir kısmı Kanun’da sayılmıştır:
1) Kuruluş Sermayesi
Miras bırakanın altsoyuna genelde kendine iş kurması ve ekonomik bağımsızlığını elde edebilmesi amacıyla yapmış olduğu kazandırmalardır. Bu durumda altsoya yaşamını devam ettirebilmesi için verilen harçlık gibi kazandırmalar denkleştirmeye tabi tutulamayacaktır. Denkleştirmeye tabi olabilmesi için ekonomik bağımsızlığı sağlama amacı taşımalıdır.
2) Çeyiz
Çeyiz miras bırakanın evlenen altsoyu için yeni hayatını ve evini kurması amacıyla yapılmış olan kazandırmalardır. Düğün masrafları, takılan mücevherler gibi kazandırmalar çeyiz sayılmamaktadır. Yapılan kazandırmalar mirasçının ev kurabilmesi için yapılmış olmalıdır. Alışılmış ölçüler içinde yapılmış çeyiz giderleri ise TMK m.675 gereğince mirasbırakanın denkleştirmeden muaf tutmak istediği varsayılarak denkleştirmeye tabi olmamaktadır.
“Madde 675- Olağan hediyeler ile evlenme sırasında yapılan geleneğe uygun giderler denkleştirmeye tâbi değildir. Altsoy hısımlarının evlenmelerinde, alışılmış ölçüler içinde yapılan çeyiz giderleri hakkında denkleştirmeye tâbi tutmama arzusunun bulunduğu asıldır.”
Önemle belirtmemiz gerekir ki miras bırakanın altsoyuna yaptığı alışılmış ölçüleri geçmeyen eğitim ve öğrenim masrafları da denkleştirmeye tabi değildir.
3) Borçtan Kurtarmak
Miras bırakanın altsoyunu kendisine ya da üçüncü bir kişiye karşı olan borcundan kurtarması sonucunda denkleştirmeye tabi bir kazandırma ortaya çıkmaktadır. Ancak bu kazandırmaların denkleştirmeye tabi olabilmesi için karşılıksız olarak yapılması gerektiği unutulmamalıdır.
4) Diğer Kazandırmalar
TMK m.669’da denkleştirmeye tabi kazandırmaların sayılmasından sonra “…ve benzerleri gibi karşılık almaksızın altsoyuna yapmış olduğu kazandırmalar, aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça, denkleştirmeye tâbidir.” ifadesi yer almaktadır. Bu ifade tartışmalıdır ve bu konuda farklı birçok görüş bulunmaktadır. Mahkemeler somut olaya göre değerlendirme yaparak karar vermektedir.
Mirasta Denkleştirme Davası
Mirasta denkleştirme davası miras paylaşımı sona erene kadar açılabilmektedir. Denkleştirme, kazandırmanın denkleştirme anındaki değerine göre yapılır. Denkleştirme yükümlüsüne denkleştirmeyi nasıl yapacağı konusunda TMK m.671’de seçme hakkı sunulmuştur.
“Madde 671- Geri vermekle yükümlü olan mirasçı, dilerse aldığını aynen geri verir; dilerse payından fazla olsa bile değerini miras payına mahsup ettirir.”
Denkleştirme yükümlüsü borcunu aynen geri vererek ya da miras payından mahsup ettirerek ödeme hakkına sahiptir.