İş Hukukunda Arabuluculuk
Hukukun farklı alanlarında uyuşmazlıkların zamanla artmasıyla birlikte mahkemelere gereğinden fazla iş yükü yüklenmiş, tarafların arasındaki uyuşmazlıklar daha zor ve uzun bir süreçte çözülebilir hale gelmiştir. Bu nedenle alternatif uyuşmazlık çözüm yolları Türk hukukuna dahil edilerek uyuşmazlıkların daha kısa zamanda ve daha barışçıl yöntemlerle çözülmesini sağlamıştır. Bahsi geçen alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından biri de arabuluculuktur.
Arabuluculuk sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemidir.
Zamanla iş hukukundan doğan uyuşmazlıkların artması sonucunda mahkemelerin iş yükünü hafifletebilmek amacıyla 01.01.2018 tarihinden itibaren İş Kanunu’nun 3. maddesinde arabuluculuk dava şartı olarak düzenlenmiştir. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında arabulucuya başvurmuş olmayı dava şartı olarak saymamıştır. Ancak isteyen işçiler ihtiyari arabuluculuğa da başvurabilmektedir.
Zorunlu Arabuluculuk
İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu dava şartına uyulmayarak arabulucuya başvurulmaması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilecektir. Zorunlu arabuluculukta taraflardan biri tek taraflı olarak başvurarak arabuluculuk sürecini başlatabilmektedir. Sürecin başlamasından sonra taraflar süreci devam ettirmek ya da sona erdirmek konusunda serbesttirler.
Zorunlu Arabuluculuğa Başvuru Süreci
Zorunlu arabuluculuk davanın açılabilmesi için arabuluculuğa başvuruyu zorunlu kılmaktadır. İşe iade davalarında arabuluculuğa başvurmak için belirlenen hak düşürücü süre 1 aydır. Bu konuda en çok karıştırılan durumlardan biri de ihbar önelli iş sözleşmesi fesihlerinde 1 aylık sürenin ne zaman başlayacağıdır. Bu süre işverenin işçiye fesih bildiriminde bulunduğu ve ihbar süresinin işlemeye başladığı zaman başlayacaktır. Arabulucuya başvurulmaması halinde dava usulden reddedilecek ve ret kararı taraflara resen tebliğ edilecektir.
Zorunlu arabuluculukta işçi ve işverenin bizzat başvurma zorunluluğu bulunmamaktadır. Taraflar arabulucuya bizzat başvurabileceği gibi kanuni temsilci ya da avukat vasıtasıyla da başvuru yapabilecektir. Dava şartı arabuluculukta oluşturulan arabulucu listesinden arabulucular görevlendirilmektedir. Liste dışından arabulucu görevlendirilemez. Ancak her iki tarafın da isteği üzerine tarafların imzalayacağı bir tutanakla arabuluculuk bürosuna bildirilerek arabulucu seçilebilecektir. Dava şartı arabuluculukta arabulucu tarafları ve avukatlarını bilgilendirerek ilk toplantıya davet edecektir.
Arabuluculuk Görüşmelerinin Yürütülmesi
Arabulucu, süreci kendisine başvuru yapıldığı tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırmalıdır. Bu süre ancak zorunlu hallerde 1 hafta uzatılabilmektedir. İş Mahkemeleri Kanunu m.3 uyarınca davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Arabulucu son tutanakta üzerinde anlaşılamayan hususları sırayla belirtmelidir.
İhtiyari Arabuluculuk
Uzun ve zorlu geçen dava süreçleri işçi ve işveren taraflarını zorunlu olmasalar dahi arabulucuya başvurmaya yönlendirmektedir. Arabuluculuk, sürecin daha kısa sürmesi ve çözüm odaklı olması sebebiyle tarafların başvurmayı tercih ettikleri bir alternatif çözüm yoludur. Bu nedenle arabuluculuğa dava şartı olması dışında da tarafların kendi iradeleriyle başvurabilmesi sağlanmaktadır. Arabuluculukta kural gönüllülük ve serbestliktir. Bu nedenle taraflar başvurma, süreci ilerletme, sonuçlandırma konularında serbesttirler. İş hukukundan kaynaklanan her türlü uyuşmazlıkta işçi ve işveren tarafları herhangi bir arabulucuya istedikleri zaman başvurabilmektedirler.
Tarafların Arabuluculuğa Başvurmalarının Faydaları
Arabuluculuğun Tarafların Gönüllüğüne Dayanması
Arabuluculuk faaliyetleri tarafların gönüllüğüne dayanmaktadır. Bu durum taraflar için uyuşmazlığı daha barışçıl yöntemlerle çözme imkanı sağlamaktadır. Ayrıca arabuluculuğa başvurulması sonrasında her iki tarafında onaylamadığı hiçbir karar alınamayacaktır. Sürecin başlaması, devamı ve sonuçlanması uyuşmazlığın mahkemede çözülmesi halinin aksine tamamen tarafların kontrolünde olacaktır. Her iki tarafında onayıyla uyuşmazlığın çözülmesi iki tarafa da fayda sağlayacaktır.
Tarafları Hızlı Çözüme Ulaştırması
Arabuluculuk faaliyetleri uyuşmazlığın mahkemede çözümünün aksine daha hızlı sonuçlanmasını sağlayarak tarafların vakit kaybetmesini önleyecektir. Ayrıca uyuşmazlığın mahkemede çözülmesi yerine arabulucu tarafından çözülmesi uyuşmazlığın çözümü için yapılacak olan masrafları da azaltacaktır. Sonuç olarak arabuluculuk mahkemeden daha kısa süren ve daha ekonomik bir süreçtir.
Süreçte Konuşulan Her Şeyin Gizli Tutulması
Arabuluculuk görüşmeleri esnasında uyuşmazlıkların rahat bir ortamda açıkça konuşularak daha hızlı bir şekilde karara bağlanabilmesi amacıyla gizlilik ilkesi benimsenmiştir. Gizlilik ilkesi gereğince arabuluculuk görüşmeleri aleni olmayacak ve arabuluculuk görüşmesi sırasında tarafların paylaştığı bazı bilgi, belge ve beyanlara mahkeme sürecinin başlaması halinde dayanılamayacaktır. Belirtilen sebeplerle tarafların arabulucuyla bilgi paylaşımı daha rahat olacak ve bu durum uyuşmazlığın çözümüne fayda sağlayacaktır.
Zorunlu ve İhtiyari Arabuluculuk Farkları
İşçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvuru zorunludur. Ancak ihtiyari arabuluculukta taraflar dava yoluna gitmeden anlaşmak istemeleri sebebiyle kendi iradeleriyle arabulucuya başvurmaktadırlar. Bu durum başvuru sürecinde bir takım farklılıkları gündeme getirmektedir.
-
Zorunlu arabuluculuk dava açılabilmesi için bir dava şartı iken ihtiyari arabuluculuk tarafların kendi iradeleriyle başvurdukları alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. İhtiyari arabuluculukta taraflar arabuluculuğa başvurmadan dava açma yolunu da tercih edebilmektedir.
-
Zorunlu arabuluculuk başvuruları davanın yetkili mahkemesi nerede ise oradaki adliyede bulunan arabuluculuk bürolarına yapılmaktadır. Adliyede arabuluculuk bürosunun bulunmadığı hallerde arabuluculuk bürosunun görevlerini sulh hukuk mahkemesi yerine getirecektir. İhtiyari arabuluculukta ise taraflar kendi seçtikleri herhangi bir arabulucuya başvurabilmektedirler.
-
Zorunlu arabuluculukta, arabulucu süreci kendisine başvuru yapıldığı tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırmalıdır. Bu süre ancak zorunlu hallerde 1 hafta uzatılabilmektedir. İhtiyari arabuluculukta ise kesin bir süre belirlenmemiştir.